ΡяоgэлīŦ's profileŲмųĐų ΌŁąл γϋяєкŁэяє . ....PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
ŲмųĐų ΌŁąл γϋяєкŁэяє . . .Yorum Yapmayan BöLee Olsun ! |
||||||
MIŁΛDΫ CЯΣΛTIOПSwrote:
Have a nice week kiss
Aug. 25
MaN R.cwrote:
HI~~~HI,new F!!
Aug. 5
ΡяоgэлīŦwrote:
D: Ayy AhmeeT seni tanımasam bu sözLere kanıcam vaLLahi..
Yorum için çok teşekkürLer kardeşim...
Senin şiirLerin kadar güzel oLmasLarda ben de bir şeyLer için çabaLıyorum
July 23
Ahmet Özdamarwrote:
Mükemmel şiirler , Tamamen içten yazılmış ve aşk dolu . Tebrikler Reşit .
July 20
ΡяоgэлīŦwrote:
●Sude●
- Sude, yorum için teşekkürLer. aLLah izin verir ise ara ara yazdıkLarıma buraya yer vermeye çaLışacağım . . .
●Micky●
- Thank you for your advertisement.
June 28
SUDEwrote:
MENCEDE SPACESIN GUSEL OLMUS DEVAMINI BEKLIOS BAK:)
June 28
ΡяоgэлīŦwrote:
My msn is Progenit@gmaiL.com .
June 24
Giulia ewrote:
What's your contact??
June 23
ΡяоgэлīŦwrote:
ReaLLy ? I don't think so . Than I saw you, you can add me . . .
June 23
Giulia ewrote:
Hi...you're a nice boy... where are you from? Contact me... Kisses
June 23
ΡяоgэлīŦwrote:
Yok . Hayır , engeLLemedim seni Merve sadece msn'e girmiyorum.
YorumLar için teşekkürLer.
Apr. 22
merFee =x
wrote:
proo nereLrdsn yaaa : )Msnde fLn hç grmuom sennii =( enqLLdn mı yksa bni ?
Mar. 22
OnuR BoRa !..wrote:
arkdsm baya uğraşmışsın belli şiirlerinin bazıLarını okudum süperLer dewamını bklerz :) ;)
Mar. 5
ΡяоgэлīŦwrote:
Feb. 28
Blalwrote:
Güzel olmus... Eline sağlık uzun zamandır uğrsaıyorsun belli etmiş...
Sadece 1 şiir okudum oda yarısı ama güzel tutturmussun devamını dilerim...
Feb. 28
|
June 21 . . .İyi de oLsa kötü de oLsa bana şiirLerim, yazıLarım ve beceriLerim için, Progenit@gmaiL.com Adresinden bir yorum yapabiLirsiniz.
Sana artık manasız bakıyor gözlerim Ölüme giderken ruhum, Bedenime mezar kazıyor hayallerim
Bu yazıLarımı, şiirLerimi okumak zor geLiyorsa hiç bakmadan bir yorum yapıp çıksanız daha makbuLe geçer . . ! YazıLarım, hayattaki inciLerim; ŞiirLerin daha aşağısındadır !
Buyrun ...
February 25 Duygusuz ŞiirLerim / BöLüm 2 / Bazı ŞiirLerim. . . Gözümün değerlisi , kalbimin sahibi ,evrenin en güzeline ; yaLnızLığıma !
Gözlerimden süzülen bir kaç damla anıda senin sıcaklığın var... --Siyah Gülü Anlamak --
Ne ay ışığı altında parlayan soluk tenin ilgimi çeken
Ne de rüzgârda uçuşan kuzguni saçların
Seni bir saniye görmek yeterli benim için
Bir saniye sonra ölmek hiç önemli değil
Siyah bir gülle kıyaslasam seni
Elimdeki yapay güzellik daha canlı
Anlamak istiyorum hayattaki yerimi
Yalnız bırakıyorsun beni sessiz mısralarında
Canlı bir hayattı önümde duran
Bırakabilirdim hepsini sen yanımda olsan
Tek solumak istediğim sarhoş edici kokun burnumda
Bir tutsam elini koşsak sabaha kadar
Sevmek kolay değil çırak sayılırım bu işte
Çarpıldım ilk seferinde geri dönmemecesine
Delicesine bir sapkınlıktı sana duyduğum
Karanlık kâbuslarım seninle kayboluyor
Uzandım çimlerin üzerine bir gece yarısı
Hissettim yıldızların beni saran sıcaklığını
İstemedim senden seni sevdiğini söyleyen bu dile inanmanı
Tek istediğim durmadan ağlayan gözlere inanmandı
İlk defa böyle derin seviyorum
Tutkuyu kemiklerimde, aşkı iliklerimde yaşıyorum
Tek istediğim yanında olmak biliyorum
Kaçarak sadece kendinden saklanıyorsun
Seni anlamak için her şeyimi verirdim
Ömrümü bir çöp gibi yolunda heba ederdim
Yapsam acaba senden ne kalırdı
Zayıf bir hoşçakaldan başka
Gülemiyorum artık kalbim kanla doldu
Sevdiğim insan yavaş yavaş beni kovdu
Bilmiyor ben onun için her şeyimi veririm
O hiç bir şeyi sevmiyor belki
Bense onu gökteki yıldızlar kadar severim
Progenit =)
--Hüzün Yağmurları--
Ben miyim bunca zaman sonra satırlara bulanan Gözlerim kapalı ağlama duvarına boş boş bakar Bir söz ki ağızdan, çıkan baştan çıkaran Bir söz ki gözlerle konuşan, bıçak gibi saplanan Sorun bende belkide sevginin dozu ayarsız İlk çarpan saçların yüzüme gözlerim sana düşman artık Bir türkü dökülür dudaklarımdan hüznün parçası Bir sözünle devam etmek hayata yaLancı sevgiLi . . . Progenit =) --Yağmur Dansı--
Hızla cama çarpan yağmur gibi kalbim
Titriyor devirmek istercesine duvarlarını
Soğuk bir rüzgar iliklerimi donduruyor
Belki biraz önde ıslanmış yanaklarım
Bana tek mirasın bu kanlı gözler
Soğuk havayla karışmış ölü bir nefes
Haykırmak isteyen yanmış bir boğaz
Ve açlıktan ölmüş bir kalp
Mutsuz bir senaryo yazarın önünde yaşam
Sanki umurunda kim yönetecek kim oynayacak
Unutmak isteyen kör gözlerin kalıntıları
Duymamak isteyen sağır kulaklarım
Hepsi miras bana o yağmurlu gecede
Yine de bir umut var var olmayan uzakta
Bir sakin bekleyiş fırtına sakinliğini
Dursa bile sarsan anafor biter mi?
Progenit =) --Yitik Bir Kalbin Gemisi--
Kulaklarımda zayıf bir melodi
Adı fısıldıyor sanki
Gözlerim seni arıyor yokluklarda
Olmayışın kemiriyor kalbimi
Aşk bir lütuf bize
Gökler bile anlamayamaz aşkımı
Arzular gözlerim yalnızlığımda seni
Uzanır parmaklarım tutarcasına elini
Bir gün gelir yarılır toprak
Yalan ve doğru birden belirir
Gerçekler dalga dalga çarpar bedene
Sadece bilesin, hayat sadece sensin
Özlemek yakar bedeni içten içe
Sürgün bu hayat sensiz iyi bilirim
Birsen sen olsan yanımda dağları delerim
Ebediyete kadar ölümlü kalbim senin
Uykumda senin olduğun yerdeyim o gül kokunu kokluyorum tutkulu bakışlarla dudaklarına öpücükler konduruyorum...
Aradığım sevgiyi böyle zayıf böyle kırılgan böylesine doğru sever tavırlarla kazanma şansım yoktu o anda içimde bir ses herşey içinde dedi bana.Dediklerine uydum. Kazandım , güçlü oldum
Dürüst olmak beni seçmişti.
Sana bakıyorum yazılarımı yazdığım bu soğuk , bu uzak odadan.Bana umutsuzca sevdalanmanı seyrediyorum.Benden hiç umut yokken, beni vazgeçilmezin yapmanı seyrediyorum seni seyrediyorum sevgili,seni...
Seni sevmek,şu asi ruhumun tek besin kaynağı.
Progenit =) Progenit@gmail.com--Nefes AL--
Yine yosun tuttu parmaklarım
Unuttu denizin çağrısını kulaklarım
Görmedi gözlerim denizde dans eden yunusları
Unuttu tenim rüzgarın nefesini
Mutsuzluk gözyaşlarıydı tenimde hissettiğim
Düştüğüm uçurumda tutunduğum daldı fırtınanın sağ bıraktığı
Burdaydım benliğimle
Bulamadığım kanımdı kaybolmuş bir bedendi sahip çıktığım
Aradım bedenimi en yakın ve en uzakta , en sıcak ve en soğukta
Arayış sendin , belki buldum kendimi zafer sarhoşluğunda
Kaybetmek haramdı elimdeki damlalardı
Sahip olunan sadece ama bir umuttun
Yanımda her saniye gözlerin
Önümde sana bu kadar yakın olarak uzak kalmak bozdu beni
Kendim olmak istedin sürüklendim uzaklara
Bir bakıştı bitiren
Tek soluktu umduğum anı yakalamak ve yaşamaktı senle amacım
Ama sen perdeyi indirmiştin çekildin gidemedim
Sıkıştım iki dünyada yoktu bir yaşam sensiz sen olmadıkça varlığım
Yokluğunla eş değerdi tek gerçek sessizlikti
Senle dayanamadım
Dayanamam artık zaman düşman bana burda olmalısın
Bırak beni artık nefes alayım...
Progenit =) --Sessizlik --
Karanlık odamda sessizliği okşuyorum
Yalnızlık duvarımla hapsolmuşuz birbirimize
Sırtımızdan geçiniyoruz birbirimizin
Umut yok bizden, çürüğe ayrılmışız
Gölgeler arasında, sonsuzluk sınırında
Bir kelebeğin kanat çırpışlarını duyuyorum fısıltılarda
Yarım geliyor hissediyorum uzuvlarımda
Akın kavrayışları fark edilebiliyor, usulca
Böyle bir güzellik sığamaz mısralarıma
Bahar çiçeği kokuları yayılır saçlarından
Göğsümde yeniden keşfedilmiş bir şeyin sevinci yaşanır
Tatlı sert anılar
Kaybı yaşadım derinliklerde
Serin sabahlarda boğuluyordum sensizlikte
Kör gözlerim yolunu biliyor sanki
Anılarım kendini ele veriyor
Hoş havamdayım süzülüyorum göklerde
Uçmak hiçte imkansız gelmiyor artık
Sen görüldün hayatımda bir an, gitmemecesine
Sen ve sadece sen...
Progenit =) --Cehalet Ateşi--
Kendimin kasabı oldum ölümsüz yıllarımda
Dayamak lazım sırtı kayaya
Hayatımın öyküsünü tek nefeste okudum
Yarım kaybolmuş puslu yollarda
Nankör olmak bir tarzım
Yalana döndüm göremedim gözyaşlarımı
içimdeki şeytan ölmeli
Sabrım tükendi değişim gerekli
Kör mumum yatsıya dek söndü
Hesapladım yaşamak neye bağlı
Paylaşmak umut vahşi yaşamda
Bulup ta kaybetmek bir yetenek belki
Sigara dumanım sarmış bedenimi
Gözükmez gözlerim kararmış ellerim
Kin besledim kendime
Bir başkasını yaşıyorum
Tek bir gül elimdeydi kalan
Kıymet bilmek belki en kolay
Yapması en zor olan
Kötü kalmak sebep seli
Maskem düştü imzam açık
Bir yalanın nefesi hissedilen
Bir tövbekarın haykırışları
Canlı kalmak
Yaşarken ölüme mahkum olmak suskunluğunda
Alevler içinde kıvranmak
Adalet buydu belki
Kabullenmek kolay
Progenit =) --Yitik Evren ve Yedi Cüceler--
Bir evren var umutlarımda Uzak ama bir o kadar da yakın Hayal ama bir o kadarda gerçek Yalnız ama hep içimizde Utangaç uzaktan görünce Yanaklarında hafif kızıllar Şaşkınlıkla bastırılan bir korku soluyorum sanki Yakın olmaktan Neşeli biraz sanki Tanıdıkça açılıyor güzellikleri Dudaklarında bir gülümseme Ne olursa olsun diyor düşüncesizce Bilgin gibi biraz Yüzyılların tecrübesi omuzlarında Biraz hüzünlü sanki öğrendikleri Son gözüktü, değişim yolda Keloğlan misali biraz Çabuk gülüyor, çabuk seviyor, çabuk ağlıyor Görüyor ama bakmıyor gerçeğe Anı yaşa mutlu ol Hapşırıyor art arda Biraz hasta sanki yorulmuş buralarda Direniyor yıldızlara hala Geç kalmış olmalı yeniden başlamaya Öfkeli karanlığa, sonra aydınlığa Nankörüz biliyor, belki onca şeyden sonra Kızıyor, felaketer ardı ardına Sonuç artık önemli değil Ve uykucu gözüküyor artık Tükendi heralde, durmak istiyor Kimisi bittiğini sanıp seviniyor Eski dost küsüyor insanlığa Bir evren var hala en derin kabuslarımda Yakın ama bir o kadar da uzak artık bize Gerçek ama bir o kadar da yalan Kanımızdan olan ama bize uzak Hala yaşayan ama çoktan ölmüş bir dünya Bu doğa şiirimin benim için gerçekten anlamı çok fazla.Yine benim belirsiz nağmelerimi içeriyor ama gerçekte çok basit bir şey yatıyor altında. Sürç-i lisan yaptıysak affola. Progenit =)
Benim Sevdam . . .
Aşkın sıcaklığına mağrur bir gece Suskun yüreğimde sanki bir bilmece Sevdi mi insan gönlünce Verir gecenin elini gündüze
Sevdiğim, sevenden yüce Senli bir mutluluktan önce Seneler gibi uzun gelen sabaha, Ulaşamayan bir ben, bir de gece
Geceden el ayak çekilince Yıldızlar bakar pencereden sinsice Kıyıda yükselir sular sessizce Gecesini bekler gündüz delice
Aşkımın sesi hem yaşlıya, hem de gence Ezberinde olsun hece hece Duysun sesimi hem gündüz, hem de gece İşitsin doğruyu seçe seçe
Gece kadar kutsaLdı yüzün ay ışığı biLe soLup kaLırdı teninde.
OyunLar ALemi
Sen söyLedin , ben inandım YaLanLarın sahibi bir sendin Son noktayı koyayım dedim Yalanına yalan ekLedin
Sen konuştun , ben sustum Bir sözünde bin yalan buldum Hasadı gecikmiş tarla gibi İlkbahardım kışa döndüm
Sen anLattın, ben dinLedim Sayende hasret kaldım doğruya KeLimeLeri boyadın gömdün kuyuya MakyajLa dönmez yaLan doğruya
GeceLeri gün ettim , hakkımı haram Kanadı kaLbimdeki yaram Öfkeye döndü sevdam Sevgimi yok etti diLindeki binbir yaLan
Sen eğLendin , ben üzüLdüm MutLuLuğun için üzüntüye düştüm Geçen günde , biten ömürde BiLsen ki sevgin için kaç kez öLdüm ?
Progenit =) Duygusuz ŞiirLerim / BöLüm 1 / Bazı ŞiirLerimBir yağmur damlası vuruyor yüzüme
Ardından arkadaşları çarpıyor
Sanki sadece ben varmışçasına.
Güneş doğuyor belki beni unutmuş
Sanki gölgelere saklıyor
Bir ömür geçiyor bir saniyede
Sanki hiç bitmezmiş gibi bir anda sönüyor.
Bir kalp çarpıyor yaşlı , yorgun.
Usanmadan inadına durmuyor
Hayat için
Gözlerinde görebilmek için ışıltıyı.
Bir nefel alımı kadar bile olsa
Ömrüm boyunca , her gün , tekrar tekrar
Dünya dönüyor hala benim yokluğumda
Yokum artık buralarda beni es geçiyor
Bırakıyor elimi yardım etmiyor.
Sessizliğime terk ediyor
Yalnızlığı kaybediyorum yanında oldukça
Progenit =) Progenit =) Progenit@gmail.com
Karşılıksız
Ölümsüzlük akıyor damarlarımda
Gecenin ayyaşlığında, sınırlarda
Yıldızların sesi kulaklarımda
Dilimde acı bir tat
Sonsuz bir bekleyiş hayat, belki
Biraz sınav kendimde, amaçsız
Nefes alımı sürer anca, bir an
Keskin biter, yalansız ve umutsuz
Nefret mi göklere duyduğum
Karşılıksız bir aşk mı yoksa
Belki bir an adadığım
Belki gerçek hayatın kendisi
Progenit =) Progenit@gmail.com
VesseLam ! Ülkemiz için içmişiz öLümsüzLük şerbetini Çıkmışız dağLarın en öfkeLi tepeLerine Hak için , vatan için gideriz ölüme AnaLar ağLıyorsa , geLinLer yas tutuyorsa Aponun köpekLeri yaşıyorsa Yok bize bir an biLe durmak Yok bize dinLenmek Gece çöker ,ömür biter MutLak ki bu askerLer intikam güder Can çıkar , asker öLmez Esas ki bu vatan böLünmez Unutma biz osmanLı torunuyuz Bu vatanın koruyucusuyuz KeLLe koLtukta yaşar, Dünyaya sığmaz taşarız. Progenit =) Progenit@gmail.comYalnız mıyım ? Yalnızım , bilesen ki ne kadar çaresizim Bilsen ki ne kadar suçluyum bunun için Ah bir bilsen ne kadar acı çekiyorum Yalnızlığımı avuçlarıma bile sığdıramıyorum Yalnızım , keşke bunu sadece söyleyip susabilsem Edebiyen susabilsem,çünkü canım acıyor Konuştukça düşündükçe arzuladıkça canım acıyor Soguk odamda kendimle başbaşayım Bilmiyorum,kendimden de uzaktım sanırım Yalnızdım buydu benim asıl dramım Güçsüzdüm acizdim buydu benim sıkıntım Kafamdaki binlerce yüzde seni bulamıyorum Senin o kutsal yüzünü bulamıyorum Bu yüzden kendimden nefret ediyorum Boşluktaki beni yok etmek istiyorum Yalnızım, kendimi küçümsüyorum Çünkü ne zaman aşkla büyülensem Eski korkum bana yaralı kendimi hatırlattı Ayrılık korkusu kalbime bir hançer gibi battı Evren canımı yakmak için uğraşıyor İçimde pişmanlık sızısı yükseliyor Acılar birer müzik olup kulaklarıma doluyor Sensiz geçen günler kalpte iz bırakıyor Bilmiyorum hatalıydım belkide Seni severek sana en büyük acımasızlığı yaptım Düşüncelerimle kendi umutlarımı tüketiyorum Yaşamak bana en büyük ceza olmalıydı... Progenit =) Progenit@gmail.comHüzün DamLaLarı Progenit =) Progenit@gmail.com
Yokmuşum !
YıldızLar kaybolmuş gecenin siyahında
Hayaller yok olmuş düşler diyarında
Bir bakmışız yokmuşuz dünyada
SürükLedi bir fırtına
Getirdi beni uçurumun kenarına
İsyan ettim yüreğimi yakan efkâra
Çırpınıp durdum çare buLmaya
SavruLdum oradan oraya
Bu da bir başLangıçtı asLında
Uzattım eLimi uçurumun kenarındaki SonsuzLuga
Attım adımımı köy kuyuya
Ölüm biLe yakLaşmadı banaProgenit =) Progenit@gmail.com
En doğru şeyLer , en yanLış şeyLerin içinde sakLıdır...
EN DOGRU ŞEYI , EN DOGRU KIŞI ANLAR.
BU YÜZDEN YANLIŞ ŞEYLERIN İÇİNDE SAKLIDIR.
EN YANLIŞ ŞEYİN İÇİNDE EN DOĞRU ŞEYİN OLDUĞUNU BİLEN İNSANLAR VARDIR.
ONU AÇAR AMA GÖREMEZLER.
EN KARANLIK , EN AYDINLIĞI SAKLAR.
Hiçbir şey göründüğü gibi değildir !
Aydınlanma...
Aydınlanma, bir ruhun bütün kabuklarından sıyrılmasıdır.
Aydınlanma, ruhun özüne dogru yaptıgı yolculuktur.
Aydınlanma, içimizdeki tüm gerçege varmaktır,
Içimizdeki gerçek O’nun sevgisi ve bilgisidir. February 24 Hayayattan İnciLer Serisi . . !
Hayattan İnciLer / 5
--Boş Umutlar-- sanki yoklama yapılıyor gibi hep burdayım deme isteği var içimde burdayım demek bile bir oluşum galiba. bugün o içimdeki canlılığım yok. belkide eski çocuksu neşemi kaybettim sokaklarda. hayatı aradığım soluklarda ama yok galiba bir manası bir ayna demek yanlış hayat sensin görmezden gelirsen aslında kendine bakmıyorsundur boşver geçsin dersen parmaklarının arasından kayan kum tanelerini nasıl tutabilirsen öyle bir çabayla nefes almaya uğraşıyorsundur. kim bilir belki başka bir zaman. bazen çocuk olmak istiyorum yine eski masum yıllarım dünyanın ne olduğunu bilmeden kar yağdığında okulun tatil olmasına değil kardan adam yapma düşüncesiyle mutlu olduğum zamanları. kaçırdım biliyorum ama o kadar geçmedi galiba. sanki dünmüş gibi anılarımın arasında bekliyorlar gerçi şu anda mutsuz değilim ama nedense karamsarım böyle görmek istiyorum belkide günleri ayları yılları geçmesin istiyorum ömrün bazen loş ışıkta yazdığım şu satırlar bitmesin acı dünya göstermesin sinsi yüzünü istiyorum. tek şansım var belkide istediğim kişi olabildiğim yer burası yazabildiğim paylaşabildiğim anlatabildiğim ama kimsenin yazdıklarımla ilgili düşüncelerini önemsemediğim bir yer burası. bazen düşünüyorum hayatta bu bilgisayardan daha çok bağlı olduğum neredeyse kanımı paylaştığım kardeşimden beni koparacak ne var ki bu dünyada. bazen istiyorumki yüzlerce yıl önce doğmuş olsaydım keşke görebilseydim dünyayı öylece romayı istanbulu görebilseydim orta asya kıraçlarında o vahşi tutkuyu yaşayabilseydim dünya geliştikçe daha da kötü bir yer oluyor galiba ayak uydurmak kolay mı tabi ki değil. yaşam sanki emiliyor her saniye kanımdan gözlerimden yaşam soluyor sanki her saniye aynadaki aksim sanki daha yıpranmış görünüyor neredeyim bilemiyorum nasıl biriyim kestiremiyorum neden böyleyim. sanırım bir cevabı var bunun ama kendime saklamak istiyorum belkide harflerine hayatı kazıdığım rath yalanı bile bilmiyordur. hani diyorum bazen keşke. keşke. keşke. bu keşkeler bitmiyor sürüp gidiyor benim gibi belkide hedefsiz oklarım artık ucundan vurmaya başladı. şimdiye kadar şimdi yapmayacağım çok şey oldu belki ama bu onlardan pişman olduğumu belirtmiyor heralde buradayım diyebildiğim sürece arkasındayım lakırdılarımın... nereden devam etmeli onu bile bilmiyorum sanki doldurulamyacak bir boşluk var göğsümde neyi kaybettim neden kaybettim neden bu kadar yitik oğlana döndüm o da belirsiz. tek günlük yaşamım bile sanki vurgulamıyor hayatı kelebek olmak istiyorum bazen elimde olan bir günü sonuna kadar kullanmak ve sonra yapamadığım şeyler için üzüntü duymak. bastırılmış duygularla yaşıyorum galiba içimdeki canlı yaşıyor büyüyor ve galiba yok oluyor. taş kalpli denilen duruma doğru gidiyorum galiba kimden korkuyorum bilmiyorum sadece burada değilmiyim artık neden öyleyse. yavan gelen ömür belki sonlanmalı ama galiba henüz vakti değil. henüz vakti değil...Progenit =) Progenit@gmaiL.com
Hayattan İnciLer / 4 TopaL Ruh . . ‽
Odamın sessizliğinde seni düşünüyorum sessiz haykırışlar yüreğimde yankılanıyor hayallerin göz yaşımı siliyor ruhum bedenime sığmıyordu korkuyordu bu kalp sensiz olma düşüncesiyle yeniydim, yenildim pes ettim eminim peşinden gitmedim umudumu yitirdim, sonbahar yapraklarından umudumu kestim yıkılmış değil yanmış bir ağaçtım attım zarları hep kaybeden değerinin değeri kalmadı artık adın ve anıların ağaçla yanmış düşlerimde gördüğüm yüz solar oldu yalancı silüetler rüyalarıma doldu ince çizgide yürüdüm tanıyamadım kimseyi göremez oldum hayatı , yalan oldu hayatım gönlüm azdı yine belkide yokluğun çarptı bana işkence oldu saniyeler hep eskiye bağlandım hayatı orada burada yaşamaya çalıştım yapamadım bitirmeye çalıştım , biz yokken ben yoktu zaten nasıl devam edebilirdim kalbimdeki morlukları nasıl silebilirdim soğuk duvara sırtımı verdim güvenilmez suratlar var çevremde kime anlatsam kime güvensem bir kış gecesi farkına vardım herkes bizi ayrımaya çalışıyordu yok etmek için çırpınıyorlardı hayat anlamsızlaşıyordu yapamıyordum ağladım , anlamadım o gece benim için hayat bitti derin bir uykuya daldım etraf uyandırmak isteyen yabancı ellerle dolu kime güvenseydim kime elimi uzatsaydım bilemedim kahpe dünya ele verdi beni saklanamadım dışa vuruldum dışa vuruldum dahada kırıldım geriye sadece toz yığını kaldı bense seyirci kaldım senle olmaya öyle alışmıştım ki sensizlik imkansızdı bana göre yenilenemedim sadece yamandım eskiye bağlıyım hala ama hafifçe kabuğumdan sıyrılmaya çalışırım darbe gelmesini beklerim çoğu zaman yıpranmaya o kadar çok alıştım ki artık hayat imkansız geliyor anıların süslüyor rüyalarımı ,dillerde yalancı sözler gözlerde yalancı bakış mutluluğa giden yol kapalı iki dünya arasında sıkışmış gibiyim yokluğundan korkuyorum çünkü yokluğunla eş değer tek gerçek sessizlikti hayat denen şey bir öyküydü tek nefeste okudum düşündüm sevgimi tekrar haykırmaya ama dedikoducu dillere meze olmaktan korktum ansızın bitecek diye korkuyorum bu sevgi tek suçumuzdu birbirimize duyduğumuz sevgi nefretle doldurdular kalbimizi yere göğe uçan kuşa nefret eden gözlerle bakmamızı istediler anı yaşamak istiyordum herşeye tekrardan başlayabilsem yalanların ateşi ile kayıp yolları arardım bulamayacağımı bilsemde arardım herkes benden nefret ediyordu sanki yıldızlar bana haykırıyor yağmurlar bana yağıyor güneş bana doğuyor zarar vermek için uğraşıyorlardı sanki evren bile düşman olmuş bana hep ben hep ben neden ben ? Ben bile kin besliyordum artık kendime musallat oldu bana evren silkindim kurtulamadım kaçmaya çalıştım cehaletim çıktı karşıma zor gelen bana severken kaybetmekti sabrım tükeniyordu değişimek gerekliydi seni bulduğum bu kayıp alemde bulupta kaybetmek bir yetenekti belki tek istediğim bu bertaraf olmuş ömrü seninle geçirmekti hayat amacını yitirmişti doğruluklar saklanmış yalanlar sarmıştı etrafı bir kahpelik uğruna yalan söyleyen diller çevremde nöbetteydi sanki bense ne olursa olsun herşeye karşı doğruları haykırıyorum yalan söyleyemiyordum yalana başvursa dilim kelimeler iki çatlak dudak arasından çıkmaz olurdu kekelerdim o sözcükler yerine doğruları söylerdi dilim doğru sorumluluk getirirmiş bunu öğrettiniz bana yalan söylemek hayatın bir gerçeğiymiş aklımdaki düşüncelerin kelimeler ardına saklanmış halini yazıyorum kelimeler gizleniyor bulana bir mesaj veriyordu duygularımdan. Ruhum bile beni terk etmek istiyordu sevilen olmak istiyordum , istemekle kalıyordum tüm zorluklar tüm anlaşılmazlıklar tüm sorunlar beni buluyordu belkide hata bendim . yalnlış zamanda yanlış yerdeydim terk etmeli bu alemi iz bırakmadan sessiz ve sakin bir şekilde çıkış kapısı ise gözümü kapadığımda önümde beliren bir ip göçüyorum sensiz geçen her saniyede damarlarımdaki kanım çekiliyor uyumuyorum ama uyanmak istiyorum. etrafta herşey sıkıcı olmuş hele de okul denilen büyükçe bir bahçede dört duvar arasındaki sınıflarda bulunan duvardan soğuk asık suratlı disiplin sever hocalardan sıkıldım evren sırtımda bir yük gibi çekemiyorum kaldıramıyorum artık gücüm tükeniyor yenilgilere alıştım kaybeden öteki adım oldu cesaretim kalmadı her önüme çıkan engele göğüs germek yerine kaçar oldum yoruldum . evrenin nefesiydi ensemde hissettiğim yeryüzünden gökyüzündeki bulutlara bulutlardan yıldızlara yıldızlardan evrene yayılan haykırışlar bir tövbekâra aitti hayat bana yaşarken ölüme mahkûm olmayı sunuyordu insanlardı beni böyle çelimsiz bırakan korkak yetiştiren kurtuluşun yolunu cehennemden geçiren küçüklük anılarım yakamı bırakmaz beş kardeşler ardı ardına patlar suratta gözler kanla dolsada acıma yoktu onlarda rüyalarımda bile yakamı bırakmaz korkularım her gece sorar oldum kendime neydim ne oldum gündüz güneşi korkutur insanı düşünmekten çekinir ama gece o ay ışığının altında zihindeki düşünceler bir tomurcuk gibi dışa vurur hep kaybeden olumuşum güne başlamadan kaybetmişim intikamla dolmuş bu gözler ağlamaz heryerde saklanırım ıssızlıklara akıtırım gözyaşlarımı içime dıştan yargıladılar beni gönlüm yoruldu sevgimi sana öfkemi onları anlatmakta zorlanır kalemim, şiddetten kırılır mutluluk kadehlerde kaldı ama o umutluluğa uzunmaz nasırlı parmaklar Kuşlar gibi hür olmak gökyüzüne kanat açmak sevdaların ülkesini bulmaktı hayalim . geçmiş hep hesap sorar bana izler beni gösterir düşlerken gelecekten söz etmeyi bilmiyordum hayal kurmak yanlıştı benim için yarınlar değil şimdi vardı yarınları düşünmeden yaşamak vardı . dert üstüne dert biniyor kimse içimdeki acıyı bilmiyordu Seni unutmamı istiyorlar benden sendeki bu güzellik varken nasıl olacaktı ki bu ruyamda sen aklımda sen gözmü kapadığımda yine sen çıkıyordun karşıma seni unutmak imkansızdı bana. keşke ruyalar gerçek olsa ya da hep senli ruyalardada kalsam senle ölsem sabah yıldızım benim en anlamlı ve en uzun nutukları gözlerinde okudum sevgimi dilden gönüle indirdim . Eğer hayata yeniden başlayabilseydim her günümü son günümmmüş gibi dolu dolu geçirirdim , seni severdim anı yaşardım tahta sıralara kazırdım adını . Sevgimizin malzemesinden çalmaya çalıştılar hayata virgül attım başladı dilim evrenle münakaşa yapmaya imaknsız hayatıma imkan sunan sevgili içindeki sese kulak ver hani arzu ederek hayat arkadaşını arardın ya sonsuza dek ölüme dek mutlu olabileceğin kişi işte o benim çünkü ben aşkı ölümsüz bilenlerdenim... Zifiri karanlık hayatımın hırçın güneşi , hayatımın son kalmış nadide güzelliği Aşkım kusura bakma böyle daldan dala atlayarak yazdım ama geceninin bir yarısı bir kaç dakika uyku için yarı kapanıp açılan gözler ve uykuya dönük bir zihinle bu kadar geldi elimden.. Yitirme korkusuyla SENİ SEVİYORUM... Biz seninle bayağılıktan kaçtık Sıradan basit gündelik olandan Küçük mutlulukları, hayatın içindeki o kanaatkar doyumları değil hep trajediyi aradık. Biz seninle mükemmeli hep kusursuzluğu aradık.
Carpe Diem ! “Hepimiz bir gün çiçeklere gübre, solucanlara yem olacağız. Yaşadığın günü kavra ve anı dolu dolu yaşa" “Carpe Diem”; her daim ölüm gerçeğinin farkında olarak, geçen her saniyenin, kısacası zamanın değerini bilenlerin, anı yaşamaya özen gösterenlerin felsefesidir. Zaman en kıymetli hazinemizdir ve onun değerini bilerek iyi kullanmamız gerekmektedir. Elbette ki bu da plan gerektirir. “Carpe Diem”’in felsefesi çoğunlukla anlaşılmak istendiği gibi ifade edilmiştir. Tüm buna benzer terimlerde, insanoğlu maalesef işine geldiği şekilde bir yoruma kaçmaktadır. Söz edilen, insanın hayatını belli bir ideale, amaca göre değil; hissettiği gibi, o anda yapmak istedikleri doğrultusunda yaşaması değildir. Yanlış algılanışın aksine, bu sözle anlatılmak istenen, "geçmiş için kafa yorma, gelecek için de plan yapma” değildir. Yaşamı ele alış biçimini kökten değiştiren, yaşadığın anın önemini bildiren ve onu doğru kullanmayı nasihat eden görüştür. Gününü gün etmek değildir, Carpe Diem. “Günü yakala, anı yaşa” der ve yol gösterir. “Günü kurtar, boş ver gitsin” demez. Yaşamı hoyratça harcamamızı tembih etmez tam tersi, zamanımızı kendimiz, çevremiz ve insanlık için çalışarak geçirmemizi söyler. Günler ve saatler düşüncesizce harcanacak, savrulacak, önemsiz değerler değildir. Elbette ki vaktimizi gelecek kaygısı ve geçmişe bağlı kalarak yaşamak bizi yola koymaz. Peki, sadece anı yaşamak! Tecrübeden, hafızadan, düşten, iradeden, zihinden, tekâmülden ve kendi özünden vazgeçmektir. Burada her konuda olduğu gibi dinamik dengeyi yakalamak sistemin özüdür. Günün, anın kıymetini bilip değerlendirmek esasken; geçmiş birikimle birlikte, gelecek planları da kontrollü olarak belirlenecek ve her zaman eylem halinde olunacaktır. Ayrıca “zaman” kavramı da detaylı bir inceleme konusudur. Spinoza: “Sonsuz olduğumuzu hissediyoruz ve gözlemliyoruz.” der. “Şimdi”; eylemin, düşüncenin tek yeridir. Hayat “şu anda” var olmanın kalbindedir. Denilebilir ki: "Dün geçti! Yarın henüz doğmadı! Bugün eyleme geçip, düşüncelerimizi gerçekleştirebileceğimiz gündür. Bekleme. Erteleme. Şimdi değilse ne zaman?” Hayatımızı değiştirmek, iyi, doğru ve güzele yönelmek için asla geç değildir. Değişim için ayak sürüyen ve bahane bulanlar, çoğunlukla suçu yetersiz eğitim, kötü geçirilmiş çocukluk, sorunlu aile, işyeri problemleri, maddi zorluklar, adalet, haksızlık, vs... gibi birçok kavrama bağlarlar. Bir tek yapamadıkları aynanın karşısına geçip yüzleşemedikleri öz benlikleridir. Tüm harici etkiler söz konusudur ve kendi bir kurbandır. Kişi artık bu sarmaldan sıyrılmalı, kendini tanımalı ve sorunu tespit edip, ona çözüm aramalıdır. Hayatındaki her şeyi değiştirme gücünün bireyin elinde olduğunu ve bunun için de şimdiden daha iyi bir zaman olmadığını da yine “Carpe Diem” hatırlatır. Hayat bir bumeranga benzetilebilinir. Ona ne verirsen, verdiğin ölçüde sana geri döner. Zaten tüm hayatımıza ve ilişkilerimize ne alacağız bakış açısı ile değil; “Ben nasıl bir katkıda bulunabilirim?” şeklinde yaklaşırsak; hasat yasasını yaşamlarımızda da işletebiliriz. Kısaca... "Carpe Diem" Dünden ders alın, yarını düşünün ama en önemlisi bugünü size verilen en önemli hazine olan zamanın kıymetini bilerek yaşamayı unutmayın. Doğruyu sadece bilmekle yetinmeyin, aynı zamanda uygulayın. Hedef belli ise, ona ulaşmanın yolları da bulunacaktır. Seneca şöyle der: “Hayatta en büyük engel, beklemektir; daha sonra gelecek olan her şey belirsizliğin alanına girer. Şu andan itibaren yaşa.”
Hayattan İnciLer / 2 Hayat ve İnanç İNANÇ MUTLULUKTUR Maddeci bir dünyada yaşıyoruz.Her şey mekanikleşti, artık insanlar arası ilişkiler maalesef, genellikle menfaatlere dayanıyor.Bilgimiz fazlalaştıkça, bilgeliğimiz azalıyor. Ekonomik güvenceye kavuştukça canımız daha çok sıkılıyor ve güvensizliğimiz artıyor.Eğlenceye daldıkça daha doyumsuzlaşıyoruz ve hayattan daha az hoşnut kalıyoruz. Şurada biraz rahatlık, orada biraz neşe ararken, hiçbir şeyin kalıcı ve doyurucu olmadığını görüyoruz.Durulmayan bir deniz gibiyiz, arayışımız hep sürüp gidiyor. İnsanlar yalan söylüyor, aldatıyor, çalıyor, öldürüyor ve savaşıyorlar ama kendileri ve ait oldukları toplum için huzur, güvenlik, gönül ferahlığı ve mutluluğu bulamıyorlar. Bizim inancımıza göre insanın mutlu olabilmesi için kendi hayatının ve dünyanın bir anlamı olduğuna inanması lazım.Eğer hayatın bir gayesi yoksa veya dünyayı boş ve yaşamayı saçma kabul ediyorsak bakışlarımızda anlamsız olacaktır. İŞTE İNSANLARA HERŞEYDEN ÇOK, ANLAM VE MUTLULUK VEREN ŞEY İNANÇTIR. --------------- Günümüzde dini duyguların zayıfladığını görüyoruz. Hakikaten mutlu olmak istiyorsak, hem de hayatımızın, hem de dünyanın anlamı olduğuna inanmalıyız.Kendi rızamızla gelmediğimiz dünyadan, kendimizin tayin etmediği bir süre kaldıktan sonra yine rızamızın dışında ayrılırız.Muazzam kainatta toplu iğne başı kadar bile yer işgal etmediğimizi görüyoruz.Allah’ın ipine sarıldıkça hem iç huzuru yakalarız, hem de kafamızdaki soruların cevabını buluruz. -------------- Dünyada her türlü acı ve haksızlıkla karşılaşabilmekteyiz. İnançsızlar dindarlar kadar mutlu olamazlar Kainatın dine bağlı bir anlamı yoksa, anlamsız olduğunu düşüneceklerdir.Düşünen bir insanın her şeyi anlamsız görerek mutlu olabilmesi mümkün değildir. Aslında kişi ne kadar inanmadığını söylerse söylesin içindeki bir ses ‘’ Varoluşumuzun sebebi bunlar olmamalı, daha ulvi gaye ve yüksek seciye için olmalı’’ diye fısıldamayı sürdürür.İşte bu mutluluk kaynağı, inançtır. Ateist bir arkadaşım birgün, ‘’İmreniyorum sana! Demişti. ‘’Bir türlü inanamıyorum ve kendimi huzurlu hissetmiyorum.Aslında inancın mutluluğunu yaşamayı ne kadar isterdim.’’ Şartlara bağlı olan mutluluk yüzeyseldir ve kalıcı değildir.Canımızın en sıkkın zamanında ve yerine göre en üzüntülü çevrede bile içimizi dolduran coşku, gerçek mutluluktur.İşler yolunda gitmediğinde bile gözyaşları arasında gülümseyebilmek, başarısızlıktan rahatsız olmamak, dışarıdaki problemlerimize rağmen içimizin derinliklerinden fışkıran, bizi dinlendiren, gönül hoşnutluğu ve huzur veren mutluluk budur.Mutluluk için her zaman dış uyarıcı olması gerekmez. İnanç, zor zamanlarda kişiye yardımcı olur, dini inancı güçlü kişilerin, olmayanlara oranla kendilerini daha sık mutlu saydıklarını ve yaşadıkları hayattan tatmin olduklarını göstermektedir.İstatistikler dini inancın güçlü olduğu ailelerde, genellikle çocukları ihmal, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı gibi olumsuzluklara daha seyrek rastlandığını göstermektedir.İnanmak sadece ruhi sağlığa değil, bedeni sağlığa da faydalar getirmektedir. Hangi şartlar altında olursak olalım mutluluğu yakalayabiliriz.Yeter ki isteyelim. Çünkü mutluluk elimizdedir, çünkü içimizdedir. Sonuç olarak, din kişinin hayatına anlam katan bir amaç verir.Bu inanç; zorluklar, acılar ve ölüm karşısında dayanıklılık ve ümit ışığıdır. Hayatın günlük meşakkatlerinin bunalttığı kişiye, dünyaya ebedi bir bakış açısıyla bakma fırsatı verir. İçinde bulunduğumuz stres dolu, karması çok yaşantının sığınağı dindir.Zor anlarda tek yardımcımız dindir. Hayatımızda herşeyi herşeyi bağlayabileceğimiz şey dindir. Hayatta ne olursa dine bağlıyorum ben ne de olsa kaderci bir toplumuz. Her zaman olayların iyi yöneleri ilgilendirmeli bizi , olayların sadece iyi yönlerini görmeliyiz . Kötü yönlerini görmemezlikten gelmeli ayrıntılara önem vermemeliyiz yoksa mutluluğu yakalayamayız.Küçük şeyler ile mutlu olmayı öğrenmeliyiz... Başımıza gelen iyi ya da kötü olaylar için şükretmeliyiz. ve herşeyde bir hayır olduğunu bilmeliyiz. Hayırda Allah'tan şerde Allah'tan gelir. Unutmamalıyız ki başımıza gelen nice kötü oaylar bizim görmediğimiz ayrıntılarla doludur . Hayatta herzaman herşey göründüğü gibi değildir. Gizlilikler , sırlarla dolu ... Hani deriz bazen keşke doğmasaydım ... E hayatı yaşamak zorla değil . Ya bu hayatı acılar ile yaşarsın ya da acıları görmeden olayların iyi taraflarıyla yetinerek yaşarsın. Ölümden kolay ne var ki şu dünyada ama can tatlı seven çok olunca bu cana kıymakta insana hiç cazip gelmiyor. İnsanlar neden içkinin , sigaranın , zinanın birer tutsağı haline gelmiş . Kalplerini esir almış tüm kötülükler. Ben hayatmda hiç sigara, içki içmedim. Bunu söylediğimde beni ayıpladılar . Ne garip dünyada herkes bunları içmenin büyümenin anlamına geldiğini sanıyor . Bir özenti uğruna başlanan böyle şeyler insanı daha nelere sürükleyebiliyor. Bunları içmek sadece Yüce Allah'ın yasaklarına karşı gelmektir . Bilmiyorum , siz bu düşüncelerime katılmayada bilirsiniz çünkü bunlara o kadar bağlanmışsınız ki ... Ben mi çok asalak yaşıyorum bu dünyada yoksa insanlar mı Allah'a karşı gelmeyi bir halt sanıyorlar. Düşünmeye üşenenler, belirli olayların sonuçlarını temel alıp, bütün hayatın doğruları olarak kabul etmiş olabilirler mi ? Hayat , bir ırmak gibidir hızlıca akar gider ..tutamassın durduramassın .ona kapılır gidersin . Bunu tersine çeviremessin hep ileri akar hep sona akar . Keşkelerle bizde burda sürüklenir gideriz . Ama bir an durup düşünsek bu keşkelerin hayatımızda yeri olmadığını anlaya biliriz.. Hayat acımasızdır , insanlar ise hayattan daha acımasız olur kimi zaman. Bu acımasızlık hırslarındandır , gözlerini karartır bir şeyleri elde etmek için uğraşırlar ama arkadalarında bıraktıkları şeylerin farkına asla varamazlar. Hırsları gözlerini kör etmiştir çünkü... Gerçekten Allah'a inanan insan onun yasaklarına uyar . Ne insanlar var müslümanım diye geçinip ..... =) bile satıyor . Ben anlamakta güçlük çekiyorum Allah'ın yasakladıkları o davranışları nasıl yapabilioruz ? ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ Hayattan İnciLer / 1 Beyin Gücü - Parapsikoloji -MetaFizik Telekinezi Nedir ?
Beyin gücünüz ile cisimleri hareket ettirebilir, kaşıkları bükebilirsiniz. "Telekinezi" bölümünde anlatılan kaşık bükmede, Kaşığın "akmış olmuş" denecek çok yumuşak bir cisim olduğunu düşünmeniz gerekecek.
Parapsikoloji Parapsikoloji, klinik bulgularla ölçümlenebilen psişik fenomenlerin dışında kalan alan üzerinde araştırma yapan bir bilim dalıdır.
Video 1 ;
Video 2;
Ben sizLeri inandırmak zorunda değiLim dostLarım :D Umrumda değiLsiniz. |
Public folders
|
||||
|
||||||
|
|